rüyalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rüyalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2011 Pazartesi

0

Hazine | Mektuplar 5 - Rüyalar 2

Üç gecedir hep aynı rüyayı görüyorum. Rüya mı yoksa gerçek mi daha karar vermiş de değilim. Çok mu çalışıyorum acaba ondan mı bu hallerim diye düşüncelere dalmış durumdayım. Bu rüyaların bir anlamı olmalı dedim ve bu mektubu yazmaya karar verdim. Hani gerçekse cevabı olur değil mi ? Ne kadar da zekiyim yahu kendime hayran kaldım şu an :) Rüyamda dediğim gibi üç gecedir bir hazine görüyorum. Nasıl bir hazine bu peki.





Daha önce hiç görmediğim güzellikte, zenginlikte. Hani böyle yerin altında falan da değil bu hazine. Böyle bakıyorum tam karşımda, iki üç adım atsam ulaşılacak uzaklıkta. Ama o kadar büyük o kadar güzel bir hazine ki insan elini uzatmaya, dokunmaya kıyamıyor. Uzaktan bakması bile bir haz veriyor insana. Sonuçta şu ahir ömrümde kaç tane hazine görmüşlüğüm var ki. Hiç görmedim bu şaşkınlığım bu şapşallığım normal bence. Aslında hazineye benzer bir çok şey gördüm ama sonra elimi uzatınca hepsi kayboldu, gerçek değillermiş. Dışı hazine içi alüiunyum folyoymuş. Evet öylelerini de gördü bu divane gözler. Rüyalara küstüm onlar yüzünden duygularımla oynadılar, kabusum oldular vizdansızlar!



Üç gecedir aynı rüyayı görmek beni biraz ürkütse de aslında bir açıdan da rahatlatmıyor değil. Demek ki bir şey var altında. Ya batacağız ya çıkacağız. Ben ki aynı yemeği yemem üç gün (kim yer ki sanki), gel gör ki aynı rüyayı görüyorum üç gündür. Bu hazinenin bir anahtarı veya bir sahibi var mı diye düşündüm. Yanlış olmasın başkasının hazinesine, hazinem demeyelim diye. Ama sanırım yok, olsa kalır mı böyle güzellikte bir hazine tek başına. Hem hazine bulanındır. Ben buldum ben alırım o kadar! Bu konuda çok netim!1!



Acaba rüyamdan gördüğüm bu hazine neyi anlatıyor bana. Hazine derken ne kastediyor bilinçaltım. Bilgili arkadaşlardan yardım diliyorum :/ Benimle oyunlar oynamıyor değil mi? Benim saf, temiz duygularımla oynamıyor umarım. Google’a sordum rüyada hazine görmek diye. Bana çeşitli sonuçlar verdi. Ama benim gördüğüm hazine o sonuçlardan çok daha üstündü. Demek ki daha önce gören olamamış böyle bir hazine. Acaba nereye harcasam bu parayı diye düşündüm bir an. Ama ya gördüğüm hazine başka bir şey ima ediyorsa bana. Ne pis bir rüyaymış arkadaş!



Mektubuma burada son vereyim en iyisi bir sonuca ulaşamayacak gibi, sanırım çok az uyuyorum son günlerde ondan oluyor bu rüyalar, ama yine de en yakın zamanda bu değerli ve güzel hazineye ulaşma niyetimi beyan eder, küçüklerin gözlerinden büyüklerin ellerinden öperim.



Büyü mü yaptılar acaba bana hep aynı rüya hep aynı rüya ://

15 Şubat 2011 Salı

0

Uçakta Yanımda Oturan Güzel Kız | Mektuplar 4 - Rüyalar 1

Merhaba, bu mektubum sana belki hiç ulaşmayacak biliyorum ama olsun ben yine de yazmak istedim. Konuştukça açılıyorum ben, kanım hala deli biraz. Evet delikanlıyım, ruhum genç, her ne kadar yaş 27 olmak üzere olsa bile. 30’a 3 kalmış aman Allahım! Kendimi mi kandırıyorum acaba çünkü eve gelince işten bazen kendimi çuval gibi hissediyorum. Biliyorum çok acı dolu bir yaşam, üzüldün benim için hatta boynuma sarılıp beni teselli etmek istedin ama önce seninle hiç bitmemesini istediğim yolculuğumu anlatayım istersen, sonra bana sarılma planlarını yapabilirsin :) (Mektup Dışı) (Başka teselli etmek isteyen varsa bu yaralı yüreği haber versin sıra numarası vereyim 57 kişi sırada. 2-3 yıla sıra gelir sanırım, sabrın sonu selamettir) (taktik 1) :P


O gün, hemen uçsak da evimize gitsek havasındaydım. Çünkü uzun zamandır sevdiklerimden uzaktım ve duygu yüklü bir insan olduğum için bu da beni üzüntülere sürüklüyordu. Sessizce başım önde dikkatimi çekmeye çalışan Paris Hilton'un teyzesinin kızına benzeyen sarışın hostese bile! bakmadan bana ayrılan koltuğa oturdum. Yorgundum da aslında kemerimi bağlamaya bile üşeniyordum "amaann canım nasıl olsa çözeceğiz geri niye bağlıyoruz biz bu kafayla Avrupa Birliği’ne bile giremeyiz, elin gavuru hiç öyle mi hem eskiden kemer mi varmış" diye salak düşüncelere dalmıştım akşam ne yesem acaba diye düşünüyordum ki, o ara yolculuğuma renk katan, kan dolaşımımı hızlandıran, kaşar hostesi kıskandıran sen geldin. Nereye oturacaksın diye beklerken geldin yanıma oturdun.

O an heyecanlanmadım desem yalan olur. Ne yapacağımı şaşırdım, aklım başımdan gitmişti sanki ama çabuk toparladım ve yıllardır pek fazla kullanma fırsatı bulamadığım "telefon taktiği"mi sana uygulamaya karar verdim. Neden yaptım bunu, nereden aklıma geldi ama mantıklı bir cevap bulamıyorum kendime. Taktiği yaşadın ama nasıl bir şeydi, ne gibi şeytani planlar yaptım bunu bilmek senin de hakkın. Hem ben bunu bloga yazıyorum bu sayede gençler ilim ve irfan ile dolmuş olacak yaa. Bu durumda sen de bir kobay gibi oldun ama hayattt işte. :)

Elimi telefon gibi yapıp kulağıma götürmek suretiyle bir arkadaşımla sohbet eder gibi yaptım. Konuşmalar aynen şöyle oldu, hayal edebiliriz daha bilgilendirici olur. Düşünüyorum da şimdi, alkol alsam ancak bu kadar çapsız hareketlerde bulunabilirdim galiba. Doğuştan kanım "leyla" benim sanırım :(

"Necati merhaba, nasılsın işler nasıl gidiyor. Ben de ne olsun işte ya uçaktayım İstanbul’a gidiyorum. Hımm evet öyle vallahi Tayyip değil mi ne zaman adam olacak ben de bilmiyorum zor gibi ama bence, umutsuz vaka. Anasına babasına yazık sen o kadar yeme yedir, içme içir, gezme gezdir, top oynama oynat o gitsin sonra böyle olsun. Zor vallahi. Neyse canım bizene, sen onu bunu bırak da şimdi yanımda bir kız var görsen "abi sevdiysen git evlen, babası belki verir, ne kaybedersin" dersin öyle güzel, öyle hanım. Amanda aman yani. Kelimeler kifayetsiz kalıyor yahu, ne desem bilemiyorum dur dur bağırmadan konuş duyacak kız. "Merhaba nasılsınız memleket nere" desem çayına şekerini ben atsam olur mu sence? Hımm memleketi karıştırmayayım diyorsun evet şekersiz de içebilir çayını haklısın Necati ben bilmediğimden işte tecrübesizliğime ver, ileride çocuğum olursa ismini Necati Can koyacağım, hoşçakal Necati!"

Evet bu uzun konuşmayı yapıp etrafımdakilerin tüm dikkatini üzerime çektikten sonra döndüm sana hatırlarsın sen de bana bakıyordun zaten garip garip ve dedim sana bir "merhaba” ve sen bana dedin "Hi, but I can’t speak Turkish." O an var ya oradan yok olmak istedim, o kadar konuşma boşa gitmişti (aslında merhaba dediğimi anlamış Türk olduğumu da anlamış ama bundan fazlası çalışmaz benden mesajı hımm) ve şaşkaloz yolcuların boşu boşuna gülüşmelerine neden olmuştum :( Ruhum genç demiştim ya vazgeçtim çocuk bildiğin çocuk 0-5 yaş. O çocuğu bulursam keseceğim bir gün zaten!

Sen öyle deyince ben de hemen "ohh sorry baby yanlış numara, what's up" dedim ve kapadım ve Necati’yi tekrar aradım tek cümle söyledim. "Necati oğlum kız İzmirli dedin zenci çıktı" Neyse ki bu son aramayla yolcuların bazılarının kahkaha atmalarına sebep olup gönüllerini kazandım ve başarısızlıkla ve rezaletle sonuçlanan stand up’mı gönüllerin şampiyonu olarak tamamlayıp, boş ver üzülme genç bugün olmadı yarın olur moralini bozma telkinleriyle başımı öne eğiyordum ki yavaşça, arkadaşım Necati'nin "ukturk kalk kalk uçağa kaçıracağız oğlum ancak yetişiriz dana gibi yatıyorsun hala ne sorumsuz oldun sen yaa" demesiyle uyandım o güzel uykudan.

Uzun zaman sonra rüya görmenin mutluluğunun yanında rüyamda Heidi Klum'a benzeyen kızın ismini öğrenemeden uyanmanın verdiği mutsuzluk bir aradaydı. Uçağa binince yanıma kim oturacak diye beklerken boşuna beklediğimi farkedip Necati ile başbaşa kalacağım gerçeğini kabul etmek zorunda kaldım. O zaman anladım böyle şeyler ancak rüyada olur diye, nereden bizde öyle şans ah ah. Ama böyle bir olay olunca böyle gereksiz taktikler uygulamama gerektiğini de öğrenmiş oldum. Anlayacağınız bu uzun mektup, rüyamda uçakta yanıma oturan güzel kızaydı. Yoksa nerede güzel kız bulacağımda ona mektup yazacağım ben, ancak rüyalarda işte. O da 10 yılda bir :(

Uzun zaman rüya falan görme sonra böyle şeyler gör, ayıptır günahtır. :) Kim bilir ne zaman bir daha rüya görürüm, belki de rüya konusunda şansım açılmıştır. 2 gün önce Heidi Klum'un ikizi girdi yarın da Scarlett'in halasının kızı girer. Onunla da tren yolculuğu yapmak istiyorum. Teşekkürler :P

Ayrıca bu mektubu okuyan çekirgeler varsa onlara not, telefon taktiği işe yaramaz bir taktiktir ama bazen tutar büyük hasılat yaparsınız. Genelde hüsran ve rezil olma ile sonuçlanır ama sonunu düşünen kahraman olamaz o da var :P Ama hoş ve eğlenceli bir vakit geçirmek istiyor azıcık da dalganızı geçmek istiyorsanız... yine de uygulamayın gidin biraz hava alın, hızlı nefes alıp verin daha güzel :P

Not NOT:
Artık geldim ipe sapa gelmez yazılarımla sizlerle olacağım. Kendimi Tayyip gibi hissettim bir an. Sevgili blogdaşlarım beraber yürüdük biz bu yollarda diyecetim az daha aman :P Ayrıca blogumuz BlogMania gittikçe efsaneleşiyor. Cesetizleri efsanesinden sonra şimdi de Bidost efsanesi buralarda yaşayacak. Bi dost kardeşimdir ona uzanan eller kırılsın, blog yazma özgürlüğü engellenemez. Yaşasın blogların özgürlüğü. Tanrı blogları korusun ve yüceltsin. Ya Allah ya bismillah. :) Solcu, islamcı, milliyetçi sloganlara sahip blog BlogMania gurula sundu efendim :P
back to top